Makaleler
Okul Oncesi Egitim Neden Gerekli
Son Güncelleme (Cumartesi, 18 Ekim 2008 13:53)
***Okul Öncesi Eğitimi Geliştirme Derneği'nden alınmıştır
Okul Öncesi Eğitim Neden Gerekli?
NEDEN OKUL ÖNCESİ EĞİTİM?
Çünkü, 3 yaşına kadar bir çocuğun beyni bir yetişkinden 2,5 kat fazla çalışır, 6 yaşına kadar bir profesörden 2 kat hızlıdır (Rethinking the brain 1997). Yapılan tüm uluslararası araştırmalar ve uygulanan testler göstermektedir ki 0-6 yaş grubunda, gelişim düzeyinde okul öncesi eğitimi almış çocukların, akademik programlarda eğitim almış olanlara göre 1. sınıf başarı düzeyleri daha yüksektir ve okuma yazmaya daha hızlı geçmektedirler.12 yaşında IQ değerleri 5 puan daha yüksektir, 15 yaşında yetenek sınavlarında % 90 -100 arası başarı sağlarlar. % 65’i liseyi, % 45’i üniversiteyi sorunsuz kazanır ve bitirir. Yetişkin olduklarında dış dünyayla kolay ve sağlıklı iletişim kuran, sosyal insanlar olurlar.
BİR OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMUNU SEÇERKEN;
1. ÖN BİLGİ TOPLANMASI Telefonla, yaş grupları, çalışma saatleri, tatiller, ruhsat, servis ve adres bilgilerini alın. Ancak, randevulu ya da akşam ve hafta sonu ziyaretlerinden kaçının.İlk ziyaretinizi, yanınızda çocuğunuz olmadan ve sabah saatlerinde gerçekleştirin. Çocuğunuzu ancak karar verdikten sonra götürün.Evinize olabildiğince yakın yuvaları tercih edin. Serviste geçireceği sürenin 15-30 dakika arasında olmasına dikkat edin. 0-2 yaş döneminde servis kullanmayın.
2. DIŞ MEKAN İlk görünüşün temiz ve bakımlı, genel sağlık kurallarına uygun (sınıf ve bahçe, eşya ile oyuncaklarının, çocuk yaş ve boylarına uyumlu) olması beklenir. Bahçenin güvenilir ve kontrol altında olması gerekmektedir.
3. BİNANIN GENEL KOŞULLARI Binada yangın merdiveni, söndürücüler ve alarm sistemi bulunmalıdır.Çocukların ortak kullanım alanı olan tuvaletler, temiz ve hijyen kurallarına uygun olmalı, sıvı sabun ve kağıt havlu kullanılmalıdır.Mutfağın temiz, düzenli ve sağlık kurallarına uygun olması beklenmelidir.
4. YÖNETİCİ VE PERSONEL BİLGİLERİ Yönetici: Yöneticinin eğitimini ve mesleki tecrübelerini sorun. Üniversitelerin okul öncesi çocuk gelişimi ve eğitimi, sosyal hizmet uzmanlığı, çocuk psikolojisi ve pedagoji bölümlerinden birisinden mezun olmaları gerekmektedir. Ruhsat: Kurumun ruhsatı (Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ya da Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınan yasal çalışma belgesi) olup olmadığını kontrol edin. Görebileceğiniz bir yerde asılı değilse görmek isteyin. Grup Sorumlusu (Öğretmen): Bu kişilerin okul öncesi çocuk gelişimi eğitmenliği (meslek lisesi ya da 2 yıllık yüksek okul) mezunu olmaları gerekmektedir.
5. İÇ MEKANLAR İlk etkide, kendinize ve duyularınıza güvenin. Neşeli sesleri, güzel kokan, aydınlık, tertipli ve sıcak bir ortamı hedefleyin.İç ortamlarda, çocuğunuzun gelişimini destekleyecek yeterli sayıda araç-gereç olmalı, bunlar çocuğunuzla aynı mekan (sınıf) içerisinde ve istediğinde ulaşabileceği konumda bulunmalıdır.Sınıf içerisinde, oyunlar ve aktiviteler için tanımlı, ayrılmış bölümler olmalıdır. Bunlar, kitaplık, el becerisi (manipülasyon), bloklar, fen, sanat, hayal (sosyo-drama, evcilik), su-kum çalışması bölümleridir.Araç-gereçlerin çocuk sayısına yeterli, gelişim düzeyine uygun, bakımlı (temiz, kırıksız, eksiksiz) ve düzenli olmasına dikkat edin. (Çocuklar o anda oynadığı için mekandaki dağınıklık önemsenmemelidir.)Çocukların kişisel eşyaları için ayrılmış ve etiketli dolapları olmalıdır.
![]()
6. ÖĞRETMEN / ÇOCUK ORANI Araştırmalar, öğretmen, çocuk oranının ve grup büyüklüklerinin çocuk gelişimine önemli etkisi olduğunu kanıtlamıştır.Uluslararası standartlara göre bu oranlar: 24-36 ay 1 öğretmen / 5- 7 çocuk 3 yaş 1 öğretmen / 7-10 çocuk 4-5 yaş 1 öğretmen / 8-10 çocuk 6 yaş 1 öğretmen / 10-12 çocuk biçimindedir. Daha fazla sayılarda çocuk olması durumunda bir yardımcı öğretmen ya da 2. bir grup sorumlusu ile çalışılması uygundur. 0-2 yaş grubunda bulunan çocukların, diğer yaş grupları ile karma yapılmaması gerekmektedir.
7. İŞLEYİŞ Kurumun bir felsefesi ve uyguladığı yazılı bir sistemi olması gerekmektedir. Bu felsefenin sizin görüş ve beklentilerinize uygunluğu önemlidir.Kurumun kapısı size sürekli açık olmalıdır. Kendinizin ve çocuğunuzun gereksinimleri doğrultusunda, her zaman kurumu, sınıfı ziyaret edebilmelisiniz ve bu belirli gün ve saatlerle sınırlandırılmış olmamalıdır. 0-6 yaş grubunun öğrenme sistemi, somut, aktif, keşfe ve deneye dayalıdır. Akademik ve çocukları zorlayacak yaklaşımlardan ve beklentilerden kaçınılmalıdır.Günlük plan, çocukların, küçük kas-büyük kas, zihinsel, bilişsel ve sosyal gelişimine ait çalışmaların tümünü birden ve dengeli olarak içermelidir.Çocuklara günlük işleyişte bireysel davranabilme ortamı mutlaka sağlanmalı ve tüm aktiviteler için seçme hakkı tanınmalıdır. Çocukların sosyal yaşam biçimlerinin ve toplumsal kurallarının oluşabilmesi-gelişebilmesi için, pozitif ve destekleyici davranılmalı, kırıcı, örseleyici davranışlardan kaçınılmalıdır.
8. EĞİTİM PLANI (MÜFREDAT)
9. BESLENME
Yemek listeleri, düzenli beslenme ilkelerine uygun ve yeterli miktarda olmalı, her ay ailelere gönderilmelidir. Yemek masaları, sandalyeleri ve diğer ekipmanlar çocukların yaş ve boylarına, özelliklerine uygun olmalıdır.Yemek saatlerinin bir sosyalleşme süreci olduğu düşünülerek, en az bir yetişkin çocuklarla aynı masayı paylaşmalıdır.10. İLETİŞİM
Öğretmen - Çocuk İletişimi: Öğretmenler çocuklarla iletişim kurarken göz seviyesinde bulunmalı, konuşma biçimleri sıcak ve sevecen olmalıdır. Öğretmenler çocukların gereksinimlerini anında yanıtlamalı, çocukların sınıf içi davranışlarında rahat, canlı ve neşeli oldukları gözlenmelidir.
Öğretmen - Veli İletişimi: Öğretmenler, günlük olarak çocukların beslenme ve sağlık konularında, fiziksel ve ruhsal değişikliklerinde ailelere sözlü veya yazılı olarak bilgi aktarmalıdırlar. Ayrıca periyodik değerlendirme yapılarak, aileye gelişim düzeyi aktarılmalıdır.
Kurum - Veli İletişimi: Okul ve aile işbirliği içerisinde, çocuğun gelişimini olumlu yönde desteklemeli, yaşanan problemlerde birlikte çözüm üretebilmelidirler. Aileler, eğitim planı, işleyiş, program ve çocukları etkileyebilecek değişikliklerden kurum tarafından düzenli haberdar edilmelidirler.11. FİYATLANDIRMA Uygulanan fiyatı, geçerlilik süresini, ödeme koşullarını ve tahmini artış oranını öğrenin. Fiyatı tek başına bir özellik olarak değil, uygulanan sistemle birlikte değerlendirin ve arayışlarınızda bu dengeyi gözden kaçırmayın. Ödediğiniz bedelin karşısında neler satın aldığınızın hesabını mutlaka yapın. Bazen okul ücretleri az görünüp, her faaliyet için ödenen yüksek ücretler sizi üzebilir, veya bazen de çok yüksek ücretler ödeyip, çocuğunuzun hiçbirşey alamama riski var... bu sebeple okul ücreti, eldığı ek ders, faaliyetlere ödenen ücretler kitap paraları, yiyecek içecek kalitesi gibi birçok kriteri gözönünde bulundurmak gerekir.
ÇOCUĞUM HAZIR MI? Çocuğun okul öncesi eğitim kurumuna başlamasını belirleyen standart bir yaş yoktur. Sizin gereksinimleriniz ve çocuğunuzun fiziksel, psikolojik özellikleri göz önüne alınarak uygun dönem belirlenmelidir. 2. yaşla birlikte başlayan anneden ayrılma süreci, tuvalet eğitimi, kendi gereksinimlerini karşılama ve bunları ifade edebilme becerisi sizin için bir referans teşkil edebilir. Sizin, çocuğunuzun evde geçirdiği sürenin verimsiz ve yetersiz olduğunu hissetmeniz ya da kendisinin oyun, arkadaş gibi isteklerini dile getirmesi de önemli bir etkendir.
UYUM SÜRECİNİ YAŞARKEN... Çocuğunuzda neleri gözlemleyebilirsiniz? Çocuğunuzun yuva yaşantısına geçişini izlerken, kendinizin okula, iş yaşantısına, araba kullanmaya vb. ilk başladığınız günleri düşünün. Uyum sürecinin çok hızlı ve başarılı olmasını beklemeyin. Çocuğun yaşı ve yapısına bağlı olarak bu süre 4-6 hafta arasında, hatta bazen daha uzun bir zaman alabilir. Bu süreç içerisinde, ağlama, karın-baş ağrıları, kusma, alta kaçırma, genel isteksizlik görülebilir.
Pulsuz Dilekçe
Son Güncelleme (Perşembe, 09 Ekim 2008 03:11)
Pulsuz Dilekçe
Sevgili anneciğim, babacığım;
Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:
Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.
Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?
Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutamayınca sizlere güvenim azalıyor.
Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğ
unuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.
Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. "Ben senin yaşında iken..." diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni, korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.
Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç değilse çabamı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.
Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde güç durumlara düşürebilirim.
Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır. Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.
Benden "Örnek çocuk" olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.
Sevgiler,
Çocuğunuz.
--------------------------------------------------------------------------------
Kaynak: Yörükoğlu, Atalay, Prof. Dr. (1982). Çocuk ruh sağlığı: çocuğun kiıilik gelişimi, yetiştirilmesi ve ruhsal sorunları. Ankara: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Makaleler





